Bilinçaltı başına gelen her şey için her zaman kendini suçlar. Kişi sadece bilinçli yaptığı kötülüklerle ilgili kendini affetmesi gerektiğine inanırken, içinizdeki çocuk başına gelen her şeyin kendi suçu olduğunu zanneder. İçinde yaşadığımız dönemde bireysel olarak başımıza gelen felaketler ya da makro olarak dünyada yaşanan felaketlerle ilgili de kolektif bilinçaltı kendini suçlamaktadır.
Kendini suçlamak şu an insanlığın en son ihtiyacının olduğu şeydir. Kişi ya da kolektif bilinç kendini suçladığı sürece, kendini affedebilmek adına bireysel ya da kolektif olarak cezalandırıcılar yaratmaktadır. Çünkü şanlı bilinçaltı, sadece kefaret ödeyerek kendini aklayabileceğine inanır ve bu, onun paradoksal olarak daha çok kendini suçlayıcı eylemlerde bulunmasına (bir nevi kötülük yapmasına) ve sonra da tekrardan cezalandırıcılar yaratmasına sebebiyet vermektedir. Işığı ve güzellikleri seçemez çünkü layık olmadığına inanır. Aşk, para, huzur burnunun dibine kadar gelse de göremez , kabul veremez ve sabote eder.
Bu çalışma kolektifin ihtiyacı olarak doğdu ve ücretsiz olmasının sebebi, artık kendimizi suçlayarak ne bireysel ne de kolektif olarak titreşimlerimizin düşük olması gibi bir lüksümüzün kalmamasıdır. Jet hızıyla gelmekte olan ve insanlığın pek de hayrına olmayan bir gelecek var ve bireylerin bir an önce kendini affederek kendilerini daha iyi realitelere layık görmeye başlamaları gerekmektedir.
Bireylerin bir an önce kendini affetmesi, kendilerini daha iyi gerçekliklere layık görmeye başlaması gerekmektedir. Çünkü affetme, bilinçdışının kendini cezalandırma ihtiyacını ortadan kaldırır. Ve ancak o zaman, önce bireysel sonra da kolektif alanda büyük rahatlama olacak ve insanlar sevgiye, bolluğa, berekete kendilerini layık görebilecekler.