
Oh la la!
Değerli arkadaşlar, yeni ay başlangıçlara işaret eder ama zodyakın son burcunun son günlerinde oluşan ve hem Merkür retrosunun bitişine hem de Satürn’ün Koç burcuna resmi girişine denk gelen, aynı zamanda zodyakın ilk burcu olan Koç burcunun başına denk gelen bir yeni ay yeni başlangıçlarla beraber bitişin de altını çizmektedir. Yani kelimenin tam anlamıyla bir ‘Yeni Ay’.
Neyi bitirdik, bitirirken neden zorlandık, çoğunlukla Başak-Balık aksındaki burçları etkilemiş gibi görünse de major bir nüfusun içinden geçen Satürn Balık BİTTİ. Özellikle ilişkiler evimizi büyük vurdu, sınavlar, üst üste dersler, üst üste bakılması gereken yaralar bombardıman şeklinde yağdı 2023’ten beri ve artık ödülleri toplama zamanı. Bu, hepimiz için böyle.
Biliyorum başta ben olmak üzere hepimiz çok yorulduk ve savaştan çıkmış gibiyiz. Taşlar yerinden oynadı, yanlış yönde giden her şey bizim için daha hayırlısına vesile olmak üzere canımızı acıtan değişimlere bizi zorladı. Aynı zamanda karakterimize de bir güncelleme geldi. Atalardan, kolektiften, aileden miras gelen ama devam ettirmememiz gereken tüm toksik huylarımız bize gösterildi. Bu yazıyı yazmama yardımcı olan sevdiğim Astrolog arkadaşım Merve Işın Akşahin bugün çok güzel bir şey söyledi: Zodyakta döngüler çember olarak tamamlanmaz, spiraldir. Yani her döngüde baştan başlar gibi görünsen de aslında baştan başlamaz, bir üst seviyene evrilirsin. Hepimizin yeni ve daha üst bir seviyesine evrilmesi için yeni başlangıçlar ve sonlanma ile 19 Mart Yeni Ayını karşıladık. Yeni Ay ile yeni bir yıl ve yeni bir dönem de açıldı. Normalde Yeni Ay yazıları yazmam ama bu baharın da gelmesi ve ilk burç olan Koç’un da başlaması ile resmi bir yeni yıl, yepyeni bir dönem başlangıcı idi, Balığın son gününde olması o yüzden manidar.
Temalar şöyle:
Teslimiyet, ahh teslimiyet evet…
Başlangıç,
Kabulleniş,
Bırakma,
Kapanış,
Vicdan,
Sahiplenme,
Fazlaca sorumluluk.
Ama güzel haberlerimiz var, kanallık alarak hazırladığım bu yazıda sizleri önce teslimiyeti anlamaya davet ediyorum, daha sonra sorumluluk ve cesaret erdemlerini kucaklayarak nasıl hayallerinizi artık somutlaştırmaya başlayacağınızdan bahsedeceğim.
Değerli okuyucular, işleri Tanrı’ya bırakmak neye benzerdi? Tanrı nedir sizce? Hiç bunun üzerine düşündünüz mü, sizi bunun üzerine düşünmeye davet ediyorum. Orada kocaman bir kaynak, yaratıcı var ve sizin körü körüne ona tapınmanızdan ziyade O’nunla konuşmanızı ve O’ndan akıl ve danışmanlık almanızı bekliyor. O’na güvenmenizi istiyor. Evet bir şekilde size özgür irade verdi ama bu aşırı programlı matrix sistemine doğduğunuz için özgür irade ve seçimlerinizi, programlı bilinçaltınız ve fütursuzca savurarak telaffuz ettiğiniz sözleriniz yönetiyor ve bu çoğunlukla sizin hayrınıza realiteler yaratmıyor. Özgür iradeniz var ama nasıl kullanacağınızı bilmiyorsunuz, size son model ve gazladığında tam hızla giden bir araba verilmiş ama ehliyetiniz yok, haritanız yok, yanlış yerlere savrulup duruyorsunuz ama her zaman ve her zaman Tanrı’ya sorma hakkınız var. Sistem size ne kadar unutturmaya çalışsa da Tanrı diye bir şey var ver her şeyinizi O’na danışarak ilerleyebilirsiniz ki zira ilerlemelisiniz, özgür iradenizi kullanmakta uzmanlaşana kadar bir uzmandan danışmanlık almaya ne dersiniz güzellerim?
Danışmanlıktan ziyade vazgeçişleri de hakkını vererek yaşamanızı istiyor sizden. Mesela ben kalbimin en büyük, en güzel incisinin hakkı verilerek görülemeden, kredisinin başkalarına verilmesine razı olmak zorunda bırakıldım ve yapabileceğim hiç bir şey yoktu ve sadece sabaha kadar hıçkırarak ağladım. Ölüm gibi bir şeydi, kabullenmekten başka çarem yoktu, O’na sığındım, O’na güvendim ve hakkın her zaman yerini bulacağından emin bir şekilde sadece yasımı tuttum ve sabaha kalbim iyileşmişti bile. – Yazı aslında bu yüzden geç kaldı.
Bunun yanı sıra tekrar hatırlatalım: İntikam almayınız ve işleri Tanrı’ya bırakınız, olmasını istediklerinizi de rica ediyor ve biraz da ısrar ediyorum ki lütfen Tanrı’dan ısrarlı bir şekilde isteyiniz, gerek dua, gerek mantra, gerek yazı şeklinde ama inanınız ve isteyiniz lütfen. Şu son 3 yılda yaptığınız tüm hatalarınızın önce farkına varın sonra hepsini onurlandırın, hepsi bir dersti ve kendinizi affedin ve bir daha yapmamak üzere unutmamak için hatalarınız listesi yapınız. Karakterinize gereken güncellemeyi getirin dedikodu ve yargıyı acil bırakın zira sadece kendinize çelme takmaktasınız. Bir de güzel Türk milleti varsayma huyunuzu da bırakırsanız sizi çok güzel günler bekliyor. Duyduklarınızın hiç birine inanmayınız ve gördüklerinizin yarısına inanınız (yeni duyduğum ve çok sevdiğim bir söz) bilmediğiniz konularda varsayarak hareket etmeyiniz durup dururken başkalarının yani kendinizin hakkına girmeyiniz.
Bir de sınır çizmekte uzmanlaşmalısınız, sınır çizmekten bahsedince instagram genellikle ‘hayır’ demeye hakkın var, alanını korumalısın gibi şeylerle coşar ama kimse bizim aştığımız sınırlardan bahsetmez; laf somak, kinayeli konuşmak, özel hayat soruları sormak ve sorulmamış fikir ya da akıl beyan etmek sınır aşımıdır, siz önce bunları yapıyor musunuz ona bakınız, gerisini Tanrı halleder. Bu sayfanın mottosunu biliyorsunuz: ÇUVALDIZI HER ZAMAN ÖNCE KENDİNİZE BATIRINIZ, bunu yapmadan önce Yüksek Benliğinizi çağırınız ki radikal bir dürüstlükle size kendinizi görebilmeniz için yardımcı olsun.
Cesaret ve sorumlulukla hareket etmek negatif yaratımların da sorumluluğunu cesaretle göğüslemek demektir. Siz çekim yasasını sadece manifest çalışmaları yapmaya çalışırken çalıştırmıyorsunuz, siz her an çekim yasasını çalıştırmaktasınız. Pozitif yaratımlar sizin başarınızken negatif yaratımlar neden evrenin, Tanrı’nın, başkalarının suçu oluyor? Artık araştırın ve öğrenin şu bilinçaltını, sorumluluk alın, kurtarıcı mesih beklemeyi de bırakın ve manifest yapmaya çalışmadan önce sıkıntılı manifestlerin kaynağını bulun ve düzeltin!
Ödülleri toplamak için ise kalbinize dönmeniz ve gözlerinizi ve kulaklarınızı matrixin yalanlarına kesinkes kapatmanız biraz da cesaret ile radikal dürüstlük ile hakikatle yüzleşmeniz gerekmektedir. Bir de olmak istediğiniz kişi kim ise korkusuzca o hayale doğru koşun, disiplinli bir şekilde bir yapılacaklar listesi yapın ve onları yapmaya başlayın, bu iki liste olabilir: biri spiritüel yapılacaklar listesi, ikincisi madde aleminde atılacak adımlar.
Biliyorum umutsuzsunuz, Tanrı beni duyar mı ki, nasıl yapayım, beni neden saysın , madem var neden bu haldeyim ya da insalık bu halde gibi düşünceleriniz olabilir ve geçtiğimiz 3 yıl içindeki maraton sizi yormuş olabilir. Hatırlayın, gezegenimiz bize her şeyi bedava veriyor kölelik matrixinde sıkıştığımız için (zihinler köle) farkında değiliz ve sonsuz olasılıklar denizinde yüzüyoruz sadece fark etmemiz lazım. Peki nasıl? Sorarak, isteyerek, bol bol neden diyerek, cevaplar için dua ederek!
Bir de buraya acı çekmeye gelmedik ve acı çekmek kutsal falan da değildir. Özellikle kadınlarım, biz buraya keyfimize bakmaya geldik, sadece gücümüzün, içimizdeki çocuğun nasıl çalıştığının ve rahmimizin farkına varmamız gerekli. Bir bilinç farkındalığı tüm hayatınızı değiştirir, bunun için dua edin! Kadın olmak demek spiritüalizm, yaratım, kutsallık demek! Kadın olmak demek dua etmek demek, sizin dua etmek gibi bir gücünüz var, bunun farkına varın ve bunu kullanın ve dilinizi kötü söz konuşmaktan kesinlikle alıkoyun. Bu çok önemli, kadınlarım DİLİNİZİ KÖTÜ SÖZ KULLANMAKTAN ALIKOYUN! Ve sarf ettiğiniz sözlerin her zaman cennetinizi çağrıştıran yüksek titreşimli sözcükler olduğuna dikkat edin, yavaş ve düşünerek konuşun zira yetiştirilme biçiminizi yenmek zor olacak çünkü hep negatifi düşünmek ve konuşmak ile eğitildik, viral bir şekilde programlandık.
Olmamasına, olmayacağına, değişmeyeceğine biraz fazla inanmışsınız ama bu inancı yerinden oynatacak gezegen dizilimleri yolda, siz sadece yukarıda dediklerime dikkat edin artık önünüz açık!
Toparlarsak
Geçmişe sevgi ile veda et!
Kendini Affet!
Derslerini asla unutma!
Adımlarını atmaktan korkma!
Pratik olarak da seni mutsuz eden şeyleri, duygularını, aklına gelen anıları yaz ve bunların ne anlama geldiğini, neden öyle hissettiğini ya da bilinçaltının sana ne demek istediğini, Tanrı’nın neyi çözmeni istiyor olabileceğini yazarak araştır güzelim. Yap çünkü bunu senden başka kimse yapmayacak.
Aynı zamanda kendin ol ki seni arayan seni bulabilsin, olmadığın gibi davranırsan ya da otantik bir şekilde ne istediğini sesli dile getirmezsen kısmetlerin seni nasıl bulacak? Çıkar maskeleri, kendine dürüst ol ve istediklerini sık sık yalnızken özellikle sesli dile getir ki seni arayan seni bulabilsin ya da evren seni duyabilsin! Bununla ilgili instagramda abonelere özel kısmında çok kapsanlı bir canlı yayın yapmıştım ayda 229 tl’ye abone olarak o yayını izleyebilirsin o yayın altın değerinde bir yayın!
Ben devam ediyorsam herkes edebilir. Ben pes etmediysem kimse pes edemez.
Sizi seviyor ve mutlu olmamız için her gün dua ediyorum.